Önce sevmek değil tanımak gerek.
İşimizin kendisi değil sevgisi büyük olmalı. İşyerinizin, camların, sandalyelerin, bilgisayarın, masanın, kasanın insanların ne suçu var? Burada suçu arızayı bunlara bağlamamak gerekir. Çalışmayan bir insana durmadan çalış, çalış , çalış demek uygun bir davranış tutumu değildir. Bu tür bir yaklaşım o insanı işe olan aşkından da eder.
Tabiki kişi çalışmalı didinmeli koşturmalı,fakat iş bulamamasının stresi altında olan bu tür kişilere yaklaşım veya tavsiyeler uygun anda uygun lisan ile yapılmalı. Önce kişinin uğraştığı boş işlerin kendisine bir fayda getirmeyeceğini kişiye anlatıp kalbine iş aşkı nakletmeli. Çok insan günümüzde işine aşık olamadığı için yollarını şaşırıyor.
Kişi iş aşkını yakalayabilmesi için, çalışmanın ne büyük bir nimet olduğu kendisine anlatılmalıdır. Şayet bizler bu misyon ile o insanlara işin önemini anlatabilirsek ne mutlu bize. Önce işi sevmek değil işi tanımak lazımdır. İş zaten karşınızda duruyor, insanlar işe bakarak işi sevemezler.
İşi tanımak gerek , İşi tanımak daha iyi tanımaya gayret etmek, problemler çözmek ,işi sevmenize zaten vesile olacaktır. İşi tanımadan işe sevgi olmaz. İşi bir insan olarak düşünün çıksa gelse aramızda dolaşa kimi etkiler? Hiç kimseyi etkilemez. Fakat işi tanırsak gördüğümüz anla aşık oluruz. Kısacası işi görmek değil tanımak gerek. Çünkü insanlar tanımadığını sevemezler.
Esen kalın.